Dil Öğrenme Stratejim
Kişinin dil bilgisi ve özellikle de kelime hazinesinin sayısal bakımdan kapsamı henüz çok geniş, veya gelişmişliği açısından zengin değil iken, kişi, Google Çeviri’ye girip türkçesi aklına gelen veya bilmek istediği sözcüğü yazıp anlamlarına bakabilir. Fakat ben bunu yaparken, şunun da her daim göz önünde bulundurulmasının oldukça büyük önem taşıdığını farkettim: Her kelimeye bakmaman gerektiği. Ya da, farklı bir deyişle, ve ayrıca kişinin de yeni tabir ve terimleri düzenli bir biçimle en kolaylıkla öğrenebilmesi açısından en verimlisi, o kelimenin öğrenilmeye çalışılan dildeki karşılıklarının tümünü, veya en azından çoğunu, gözden geçirip yalnızca Çeviri’de öne çıkan baştaki ilk iki üç tanesini öğrenmeye çalışın.
Sonrasında, telefon, tablet veya bilgisayarındaki not uygulamasına not edebilir, o kelimelerden oluşan listeyi öyle ilk defadan ezbere öğrenemeyeceğimden ara sıra, belli veya belirsiz rastgele aralıklarla üstünden geçebilirsiniz. Zamanla faydasını şahsen gördüm ben. Birçok kelimeyi, tabiri unutmuş bulunsanız da belirli bir noktada, yazdığın kelimelerin notlarında hazırda saklı olmaları, dilediğin an çat diye aklında merak ettiğin veya anlamını unuttuğunu düşündüğün kelimeyi arattırıp hemen bir çırpıda karşılığını kontrol edebilmene olanak sağlar.
Herhangi bir dilin anca göre göre, duya duya öğrenilebileceğinden, insanın irtibatlarından, sohbetlerine, izlediği videolardan okuduğu yazılara kadar tükettiği her şeyi o dilde tüketip, böylece insanın o dili kendisi için bir ana dil haline getirebildiğini yaşantım ve dil öğrenimindeki tecrübemden öğrendim. Google Dictionary’den yaralanarak öğrenmek, dil öğrenim sürecini hızlandırdığı gibi, onu daha kolay ve sistemli hale getirir.
Herhangi bir yerde karşına çıkan, anlamadığın terim, kavram veya deyimleri Google’da anlamını araştırarak, ve sadece bununla yetinmeyip o kelimenin eş anlamlılarına ve eş anlamlılarının eş anlamlarına da bakarak olabildiğince aklının algılama kapasitesini zorlaya zorlaya ezberlemeye yönelik çabalamakta da büyük fayda var.
Üstelik maruz kaldığın ve çeşitli yollarla karşına çıkan kelimeleri Google Dictionary’den baktırttıktan sonra da onları oradan alıp Google Çeviri uygulamasına yazıp not ederek, ve yıllar boyu bunu yapmaya devam ede ede uzun vadede binlerce kelimeden oluşan geniş kapsamlı ve son derece zengin bir sözcük darcağı oluşturabilir ve o kelime listesini (hani ne olur ne olmaz diye) sayfa sayfa ekran alıntıları çekerek imaj suretinde telefon galerinde biriktire biriktire saklamakta büyük fayda var. Böylece kelime hazinen hem gittikçe zenginleşiyor hem de onu güvenli bir şekilde tutmuş, ve böylece onca emeğini güvence altına almış oluyorsun.
Google Sözlüğü’nün Çeviri’ye göre iyi tarafı, ondan daha dakik olması ve araştırılan kelimenin anlamlarından eş anlamlılarına, zıt anlamlılarından etimolojisine, farklı zaman kiplerindeki çekimlerine kadar aşırı detayda, ve etraflı bir şekilde o kelimeyle alakalı A’dan Z’ye bütün her detayı sunuyor olduğudur, ve böylelikle öğrenen şahsın kelime hazinesini ve öğrenimini hızlandırır.
Son olarak da, itina ile kurduğun ve muhafaza ettiğin kelime hazinesindeki biriktirdiğin kelimeleri periyodik olarak ilk başta sıkça, ama kelimeler tekrarlana tekrarlana beyne oturduğu için daha sonraki zamanlarda daha büyük aralıklarla gözden geçirip hafızanı tazeleyip, dilsel bilincini etkin bir şekilde güncel tutabilirsin.
Bir dili öğrenmenin en önemli kuralı ve koşulunu da vurgulamakta fayda var, zira onu unutmamak gerekir: Konuşmak! Konuşulmayan dil unutulur. Durgun bir nehir veya dere nasıl zamanla kir, çamur veya atık biriktirip canlılığını sürdürebilmesi gittikçe zorlaşıyor ve içindeki o canlılığı kaybediyorsa, beynimiz ve hafızamız da benzer, hatta aynı, şekilde çalışır vaziyettedir. Yani, konuşmadan olmuyor. Bana yıllar önce bir arkadaşım da bana aynı soruyu sormuştu, ki o da benim gibi böyle şakır şakır İngilizce konuşmayı diliyor idi. Ve ağzımdan çıkan ilk söz aynen buydu işte.
Zira, konuşmak o önceki bütün çabaların boşa gitmemesini sağlar, ve dolayısıyla bildiklerimizi ne kadar çok kullanırsak, ne kadar pratik yapılırsa, o kadar iyi. Nitekim, dil bilgimizin sözcük darcağımızla bir arayı getirilmesi ikisini de kataliz etmeye, oturtturmaya, pekiştire pekiştire güçlendirmeye işe yarar.
Hatta, öğrendiğiniz yeni kelimeleri daha önceden halihazırda zaten bildiğiniz sözcük, terim ve tabirlerle bir araya getirip aynı cümlelerde sık sık kullanmak da en etkili ve verimli yöntemlerden olduğunu da öğrendim.
Umarım bu fikir ve stratejilerim size dil öğrenme yolculuğunuzda bir ışık tutarak yolunuzu aydınlatır.
Dil öğrenme yolculuğunuzda kolaylık ve başarılar dilerim.


Comments